Başlangıç > İNSAN'A DAİR... > SEVGİ ve İNSANA SAYGI…

SEVGİ ve İNSANA SAYGI…

İnsan sevgisi dilimize, dillere persengdir; dillerden düşmez. Zaman zaman en duygusal sözcükleri kullanarak sevgimizi açıklamaya, ifade etmeye çalışırız. Salt sevgi sözcüğünü dillendirmek, yazmak, sevgiyi kanıtlar mı, hatta ifade eder mi? Hayır, sevginin kanıtı davranışlardır. Sevgi davranışlarla görüntülenir.
Sevgi; saygıyı, özveriyi, paylaşmayı, karşı tarafın iyiliğini, mutluluğunu istemeyi, bencil davranmamayı içerir. Zaman zaman okur veya dinleriz. "Seviyordum, benimle birlikte olmayı kabul etmedi ya da kıskandım, çektim vurdum." Bu, sevginin değil, ruhsal bir bozukluğun, patalojik bir tutkunun belirtisi, tezahürüdür. Sevgi, aşk gibi duyguların kirletilmemesi gerekir.
***
Çoğu kez bizim insan sevgimiz, halkımızı sevmemiz de sığ, içtenlikten yoksun, gerçek sevgiden uzaktır. Ya, ne insanca davranış gibi bir izlenim yaratmaya çalışırız.. ya da politik veya maddi çıkar hesapları ile bu tür sevgi sözcüklerini dile getiririz. Saygısız sevgi olmaz. Örneğin uçağa binmekten vezne kuyruklarında sıra beklemeye kadar ayrıcalıklı muamele görmek, ayrıcalıklı muamele istemek, gösterilmediğinde tepki vermenin halka saygısızlık olduğu bilincine henüz varamamışızdır.
Şehirlerde çok sayıda refakatçi ile tur atmak, yolları trafiğe kapatmak, güzergâh boyunca polis dizdirtmek, gösterişli karşılama, uğurlama seramonileri, törenleri düzenlenmesine göz yummak, tersine bu tür beklentiler yaratmak, halka açık saygısızlıktır…
***
Halka yanlış bilgi vermek, halkı kandırmak, bilgi ve beğeni kirliliği yaratmak halka saygısızlıktır. Yalnız politikacılar değil.. medya, düzeysiz programları ile hem bilgi hem beğeni kirliliği yaratmaktadır. Düzeysizlik, "Halk ancak bundan anlar" yaklaşımı halka saygısızlıktır.
Kamunun parası ile halka yardım, halkçı kisvesi altında erzak torbası, yakacak şeklinde de olsa bir tür sadaka dağıtarak oy toplamak yalnız saygısızlık değil, halkı aşağılamaktır. Gerçekten halka saygılıysak, halkımızı seviyorsak; ona gerekli bilgiyi, eğitimi de sağlayarak, onurlu iş olanakları yaratmamız gerekir. İnsanların ihtiyaç içinde olmalarından yararlanarak ticari ve/veya politik çıkar sağlamanın ahlaki bir davranış olmadığı da açıktır. Önemli olan insanların günlük ihtiyaçlarını karşılamak değil, onları kendi ayakları üzerinde duracak şekilde, muhtaç durumdan kurtarmaktır. Hep yinelenir: İnsanlara balık vermek yerine balık tutmasını öğretmek gerekir. Artık zenginliğin kaynağını maddi varlıkların değil, bilginin oluşturduğunu da öğrenelim ve uygulayalım.
***
İnsanların zayıf yönlerinden, korkularından, zaaflarından yararlanarak çıkar sağlamak, yalnız saygısızlık değil.. toplumsal bir suçtur. Bu bağlamda din istismarı, din ticaretinin topluma verdiği çok yönlü zarar; bu zarara karşı emperyal güçlere ve onların maşalarına sağladığı çıkar açıkça ortaya konulmalıdır.
Ne olursa olsun şiddetten, insan onurunu yaralayıcı davranışlardan, insan gururunu kırarak reklam, tanıtım yapmaktan da kaçınmak gerekir.
***
Gerçek önder; halka saygılı ve davranışları ile halka örnek olan, halktaki yanlış davranışları, değer yargılarını bilgilendirme, aydınlanma yoluyla değiştirmeye çaba harcayan kişidir.
Hiddet, şiddet, özseverlik, ayrıcalık, kandırma, istismar, sevgi ve saygı ile bağdaşmaz. Saygı lafla değil davranışlarla gösterilir.
_________________ Değerli Hocam Öztin AKGÜÇ’E sevgi ve saygılarımla…
Kategoriler:İNSAN'A DAİR...
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: